Yengeç ile Yılan

yengec ile yılan masalı
Yengeç ile Yılan Masalı

Bir zamanlar bir nehir kenarında bir yengeç ile bir yılan karşılaşmış ve kısa sürede arkadaş olmuşlar. İkisi de birbirine çok farklı geliyormuş. Yılan çevik ve sinsi, yengeç ise temkinli ve akıllıymış.

Bir gün yılan, yengece içini dökmüş:
“Yengeç kardeş, denizin uçsuz bucaksız mavilerine dalmayı hep merak etmişimdir. Ama ne yazık ki yüzmeyi bilmiyorum. Keşke yüzmeyi bilseydim de, denizde bir yolculuk yapabilseydim!”

Yengeç, arkadaşına yardım etmeyi teklif etmiş:
“Eğer istersen seni sırtımda taşıyabilirim. Beraber denizde açılırız, sen de merakını giderirsin.”

Yılan bu teklife çok sevinmiş ve hemen yengecin sırtına dolanmış. Böylece ikisi birlikte yola çıkmışlar. Başta her şey yolundaymış; yengeç yavaş ama sağlam adımlarla suda ilerliyor, yılan ise etrafı hayranlıkla izliyormuş.

Ancak kısa bir süre sonra yılan, sinsiliğini göstermiş ve yengecin sert kabuğunu ısırmış.

Yengeç hemen durmuş ve sormuş:
“Yılan kardeş, neden beni ısırdın?”

Yılan utanmış gibi yaparak cevap vermiş:
“Affedersin yengeç kardeş, istemeden oldu.” demiş.

Yengeç, yılanın bu bahanesine inanmasa da bir şey dememiş ve yolculuğa devam etmişler. Ancak bir süre sonra yılan yine yengecin sırtını ısırmış.

Yengeç tekrar sormuş:
“Yılan kardeş, neden yine ısırdın?”

Yılan bu sefer başka bir bahane uydurmuş:
“Güneş çok sıcak, sanırım güneş başıma vurdu. Seni ısırdığımı bile fark edemedim.”

Yengeç, yılanın niyetini anlamış ama yine de sakinliğini korumuş. Biraz daha ilerledikten sonra yılan bir kez daha yengeci ısırmış.

Bu kez yengeç sinirlenmiş ve bağırmış:
“Yılan kardeş, neden sürekli beni ısırıyorsun? Gerçek niyetin ne?”

Yılan sinsi bir gülümsemeyle cevap vermiş:
“Yengeç kardeş, ne yapayım ısırmak benim huyum. Isırmadan duramıyorum!”

Yengeç bunun üzerine sakin bir şekilde cevap vermiş:
“Öyleyse sen de benim huyumu öğren!”

Bir anda yengeç, kıskacını hızla sıkarak yılanı kavramış ve denizin en derinlerine doğru dalmaya başlamış. Yılan, derinlerde nefessiz kalıp su yutmaya başlamış. Yengeç daha da derine indikçe yılan çaresizce çırpınmış. Sonunda yılan boğulmuş ve bir daha kimseye zarar verememiş.

Yengeç ise güvenli bir şekilde yüzeye çıkarak yoluna devam etmiş.

Bu masal, kötü niyetli kişilerin er ya da geç kendi tuzaklarına düşeceğini anlatır.

Benzer Masallar

  • Kara Buğday

    Kara Buğday Masalı Fırtınadan sonra bir kara buğday tarlasından geçenler bilir. Kara buğday tarlası sanki kavrulmuş gibidir. Yaşlı söğüdün tam önünde bir kara buğday tarlası varmış. Kara buğday Pek kibirli imiş. Başı yükseklerden hiç inmezmiş. “Bende buğday başakları kadar güzelim üstelik çok daha da güzelim. Benim çiçeklerim, elma çiçeklerine benzer, herkes hayranlıkla seyreder. Benden güzeli…

  • Çam Ağacı

    Çam Ağacı Masalı Zamanlardan eski zamanlarda, büyük bir ormanda bir çam ağacı varmış. Hani şu yaprakları diken diken olan ama güzel kokan çamdan. Yalnız bu çam ağacı halinden hiç memnun değilmiş. “Öteki ağaçların ne güzel kocaman kocaman yaprakları var. Benimkiler ise diken diken, kuşlar bile konmaya korkar,” diyormuş. Öteki ağaçlardan bir ayrıcalığım olsa ormandaki ağaçlar…

  • Su Damlası

    Çoğu zaman dikkat etmediğimiz, küçük şeyler, yaşamımızdan pek çok örnekler taşır. Su Damlası Masalı da bunlardan biri. Geçmiş zamanların birinde, Dev Amca adında biri yaşarmış. Dev Amca, etrafındaki güzel ve ilginç olan her şeye sahip olmak ister, onları elde edemezse çılgına dönermiş. Böyle durumlarda bir büyücüden yardım alır ya da kendisi bir yol arayarak, onlara…

  • Kibritçi Kız

    Kibritçi Kız Masalı Bir zamanlar, ülkenin birinde korkunç bir soğuk vardı; kar yağıyordu ve akşam karanlığı bastırmak üzereydi. Yılın son gecesiydi, yani yılbaşı gecesi. Bu soğukta, bu karanlıkta, küçük bir kız çocuğu, başı açık halde ve yalın ayak yürüyordu sokakta. Aslında evden çıkarken ayaklarına terlik giymişti ama bunlar bir işe yaramamıştı! Ayağına çok büyük geliyorlardı,…

  • Gerçek Prenses

    İnsanları değerli kılan dış görünüşü değil, içinde taşıdığı kişiliğidir. Gerçek Prenses Masalı bunu en iyi anlatan masallardan biri. Bir kızın prenses olup olmadığını nasıl anlarsınız? Kıyafetlerinden mi, yoksa taktığı mücevherlerden mi? Birlikte Gerçek Prenses Masalını okuyalım. Sorunun cevabını bulabiliriz, ne dersiniz? Çok uzak ülkelerin birinde, büyük bir sarayda yaşayan kral ve kraliçe, evlilik çağına gelen…

  • Üç Zıpzıpın Öyküsü

    Üç Zıpzıpın Öyküsü Çekirge, pire ve uçan kaz bir gün saraya davet edilmişler. Kral üçünün arasında bir yarış düzenleyecek ve en yükseğe sıçrayana büyük bir ödül verecekmiş. Sonunda ödülü açıklamış. Yarışı kazanana kızımı vereceğim demiş. Yarışmaya önce pire, çekirge sonrada uçan kaz tek tek zıplayarak yarışmışlar. Bunların her biri kendini diğerlerinden üstün görüyormuş. İlk yarışan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir