Meşe ile Saz

meşe ile saz masalı
Meşe ile Saz Masalı

Kocaman bir meşe ağacıyla incecik gülden narin bir saz birbirlerine komşuymuş. Meşe, saza tepeden bakarak şöyle demiş: “bir kendime, bir sana bakıyorum da acıyorum sana ne kadar ince ne kadar narin canlılarsınız böyle. En küçük rüzgâr da hemen beliniz bükülür. En küçük su dalgası anında ürpertir. Zavallılar.”

Saz içini çekerek, “haklısın” demiş. Çınar iyice küçümsemiş onu.

“bir de bana bak. Ne kadar haşmetliyim, güçlü kuvvetliyim. Gövdem senin gövdenin neredeyse bin katı. Dallarımın sıklığından güneş kollarını toprağa ulaştıramıyor. Kuşların çokluğundan dallarım neredeyse görünmeyecek. Rüzgâr vız gelir bana… Dilersen sen de gel benim gölgeme sığın birlikte yaşayalım.”

Saz çınarın sözlerini gülerek karşılamış. “ ben inceyim ama rüzgârdan büküldüğüm de kırılmam. Çünkü gövdem esnektir benim ama sen… Der demez bir rüzgâr bir fırtına ortalığı birbirine katmış. Rüzgâr zavallı ulu çınarı kökünden söküp atmış.

Benzer Masallar

  • Yalancı Çoban

    Yalancı Çoban Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ülkelerin birinde vaktiyle küçük bir köyün koyunlarını giden küçük bir çobanı varmış. Bu küçük çoban her gün koyunlarını bir dağın eteğine götürür orada otlatırmış. Günlerden bir gün, koyunlarını otlatırken çobanın canı sıkılmış. Ne yapsam da eğlensem? diye düşünmüş. Aklına bir fikir gelmiş….

  • Keloğlan ile Padişah

    Keloğlan ile Padişah Masalı Keloğlan keleş oğlan, sevmesi beleş oğlan. Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş, çok söylemesi günahmış. Uzak ülkelerin birinde Keloğlan ile fakir bir annesi varmış. Keloğlan ve anası eski bir evde otururlarmış. Bir gün anası gelerek Keloğlan`a demiş ki: – Keloğlan al şu babadan kalan altınları bozdur da bir usta getir…

  • Limon Kız

    Limon Kız Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken eski hamam içinde…Hamamcının tası yok. külhancının baltası yok… Arap bacı hamama gider, koltuğunda bohçası yok… Handadır handa, yetmiş iki deli ile bir manda. Yedik, içtik, dişimizin dibi et yüzü görmedi… Bereket versin hacı cambaza… Bize bir at verdi, dorudur…

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Kuyruksuz Tilki

    Kuyruksuz Tilki Masalı Kocamış bir tilki, ama dişlilerden, Bir hayli tavuk, tavşan yemişlerden, Tuzağa tutulmuş sonunda; ve nasılsa kurtulmuş. Kurtulmuş ama, kuyruğu da bırakmış kapanda. Utancından ölecek… Ne yapsın? İstemiş bütün tilkiler de ona benzesin… Bir kurultayda söz almış: – Tilkiler, demiş, bir şey sorayım size: Bu kuyruk da ne oluyor bizim millete? Ne diye…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir