Yalancı Çoban

yalancı çoban masalı
Yalancı Çoban Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, ülkelerin birinde vaktiyle küçük bir köyün koyunlarını giden küçük bir çobanı varmış. Bu küçük çoban her gün koyunlarını bir dağın eteğine götürür orada otlatırmış.

Günlerden bir gün, koyunlarını otlatırken çobanın canı sıkılmış. Ne yapsam da eğlensem? diye düşünmüş. Aklına bir fikir gelmiş. Yerinden fırlamış köye doğru koşmaya başlamış. Köye varınca:

İmdat! İmdat! İmdat! Yardım edin! Kurtlar koyunlarımıza saldırıyorlar diye bağırmış. Köylüler ellerine kazma küreklerle koyunların yanına doğru koşmuşlar. Koyunların yanına varınca, kurtları aramaya başlamışlar. Bir yandan da çobana soruyorlarmış:

– Hani nerede kurtlar?

Çoban kahkahayla gülmeye başlamış.

– Yalnız başıma burada çok sıkıldım. Bu olayı biraz eğlenmek için uydurdum demiş.

Köylüler hem şaşırmış hem de öfkelenmişler. Söylene söylene köye dönmüşler.

Birkaç gün sonra çoban yine koşarak köye gelmiş. Köylülerden yine yardım istemiş. Köylüler yine ona inanmışlar.
Çoban:

– Gerçekten kurtlar geldi. İnanın diye bağırmış. Köylüler yine yardıma koşmuşlar. Meğer çoban yine oyun yapıyormuş. Kurt falan yokmuş.

Ertesi gün çobanın sürüsüne gerçekten kurtlar saldırmış. Bunun üzerine küçük çoban var gücüyle köye koşmuş. Olanları anlatıp yardım istemiş. Fakat köylüler bu kez anlatıklarına inanmamışlar. Çoban gözyaşı dökmüş, yalvarmış yine de köylüler oralı olmamışlar. Kurtlar da çobanın bir kaç kuzusunu kapıp götürmüşler.

Çoban bu duruma çok üzülmüş. Bir daha yalan söylememeye karar vermiş. Herkesten özür dilemiş. O günden sonra dürüst ve güvenilir bir insan olmuş.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Gerçek Dostluk

    Gerçek Dostluk Masalı Günlerden bir gün, Alper ile İlyas adlı iki arkadaş çölde yolculuğa çıkmışlar. Yolculuğun bir noktasında aralarında bir tartışma başlamış, Alper, İlyas’ı incitecek şekilde konuşup İlyas’ın kalbini kırmış. İlyas bu duruma çok üzülmüş ama Alper’e hiçbir şey söylemeden kuma şöyle yazmış; “Bugün en iyi arkadaşım beni çok incitti!” Sonra çölde yürümeye devam etmişler…..

  • Tembel Tavşan

    Tembel Tavşan Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir ormanda hayvanlar mutlu mutlu yaşarlarmış. Bir yaz mevsiminde, ormanda çok kötü bir kuraklık başlamış. Yaz kurak olduğu kadar da sıcakmış. Havalar o kadar sıcakmış ki yaz boyunca bir damla olsun yağmur yağmamış. Ormandaki hayvanlar susuzluğa daha fazla dayanamayacaklarını anlayınca, bu olumsuz duruma bir çare bulmak için bir toplantı…

  • Ay Çeşmesi

    Ay Çeşmesi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bin bir çeşit canlının ve rengin yaşadığı büyük bir orman varmış. Gel zaman, git zaman bu büyük ormanda kuraklık baş göstermiş. Hayvanlar susuz kalmış, ölümle burun buruna gelmişler. Ormandaki bütün dereler kurumuş, kuyuların suyu bitmiş, bitkiler sararıp solmuş. Susuz kalan hayvanlar güçsüz…

  • Tarla Faresi ile Şehir Faresi

    Tarla Faresi ile Şehir Faresi Masalı Bir zamanlar uzak bir şehirde güzel mi güzel bir şehir faresi yaşarmış. Yalnızlıktan sıkılan şehir faresi, arkadaş aramaya çıkmış. Bir tarlada rastladığı tarla faresi ile arkadaş olmuş. İkisi birbirlerini çok sevmişler. Aralarında güzel bir dostluk kurulmuş. Şehir faresi sık sık tarla faresini ziyaret edermiş. Birlikte kırlarda güle oynaya vakit…

  • Gökten Düşen Üç Elma

    Gökten Düşen Üç Elma Masalı Bir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde pireler kalbur saman içinde, ben anamın beşiğin tıngır mıngır sallar iken bir memleketin birinde, iyiler iyisi bir padişah varmış. Her şeyi varmış, ama hiç çocuğu yokmuş. Yaşı ilerledikçe, bu yüzden kederi artıyormuş… Bir gün akıllı bir pir-i fani, padişahın derdini öğrendikten sonra, “kolayı…

  • Keloğlan ile Sincap

    Keloğlan ile Sincap Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanların birinde, uzak bir köyde bir kadın ile kel oğlu beraberce yaşarlarmış. Bu çocuğa herkes Keloğlan dermiş. Fakirlikten, açlıktan perişan durumdaymışlar. Bazen evde yiyecek hiçbir şey bulunmadığı için, Keloğlan sepeti alıp ormanın yolunu tutarmış. Biraz mantar toplar getirirmiş anası da o mantarları pişirir, afiyetler yerlermiş. O…