Kısa Nasrettin Hoca Fıkraları

nasreddin hoca fıkrası

Nasrettin Hoca’dan çocuklar için kısa kısa fıkralar. Birbirinden komik fıkraları okurken hem eğlenme, hem düşünme amaçlanmıştır.

Nasrettin Hoca Eşeğe Neden Ters Binmiş

Bir gün Hoca, eşeğine binerek , arkasına takılan bir kısım insanlarla birlikte, camiden eve dönerken birdenbire durur, hayvandan iner ve yüzü insanlara dönük olarak eşeğe ters biner, yani semere ters oturur. Bunu görenler yaptığı hareketin nedenini sorarlar. Hoca şöyle der:

-Düşündüm taşındım, eşeğime böyle binmeye karar verdim çünkü saygısızlığı hiç sevmem. Siz önüme düşseniz, arkanızı bana dönmüş olacaksınız; usulsüzlük saygısızlık olur. Ben önde gitsem, size arkamı çevirmiş olacağım ki bu da doğru değildir. Böyle ters bindiğim zaman ise hem ben önünüzden giderim, siz de ardımdan gelmiş olursunuz; hem de karşı karşıya bulunuruz!

Perdeyi Ben Buldum Fıkrası

Günlerden bir gün, bir düğün şenliğinde Nasrettin Hoca’nın eline iş olsun diye bir saz tutturmuşlar:
– Hadi bize güzel güzel bir şeyler çal da dinleyelim! Demişler. Hoca sazı eline alınca mızrabı bir aşağı bir yukarı teller üzerinde rastgele dolaştırmaya ve böylece tuhaf tuhaf sesler, gıcırtılar çıkarmaya başlamış:
-Aman Hoca demişler, saz dediğin böyle mi çalınır? Perdeler üzerinde usulüyle gezinmek gerek …

Hoca , elindeki sazı dımbırdatmayı sürdürürken:
-Onlar perdeyi bulamazlar, aramak için gezinip dururlar. Ben buldum işte. Niçin boşu boşuna gezinip durayım, demiş. Gülmüş.

Birbirine Karışan Ayaklar

Üç dört çocuk ayaklarını suya sokmuş oynarlarken Nasrettin Hoca’nın yanlarına doğru geldiğini görmüşler. Bir muziplik düşünmüşler hemen:
– Aman hocam diye bağırmış birisi. Ayaklarımız birbirine karıştı. Bir türlü bulamıyoruz.
– Ya demiş, Nasrettin Hoca, ben şimdi bulurum
onları.
Eline geçirdiği sopa ile başlamış su içindeki ayaklara vurmaya.
Çocuklar zıplayıp kalkmışlar sudan. Hoca gülmüş:
– Tamam mı demiş, herkes ayağını buldu mu şimdi?.

Yorgan Gitti Kavga Bitti Fıkrası

Nasrettin Hoca gece yarısı dışarıda, kapının önünde birtakım gürültüler, bağrışmalar işitmiş. Çıkıp kavganın nedenini öğrenmek istemiş.

Karısı Karşı Çıkmış:

-Efendi, ne işin var gece yarısı dışarıda? Otur oturduğun yerde..

Ama Hoca dinlememiş, yorganına sarılıp kapının önüne çıkmış. Bakmış ki iki adam kavga ediyorlar, kıyamet koparıyorlar. Nasrettin Hoca öylece bakadursun, adamlar birden Nasrettin Hoca’nın üstündeki yorganı el birliğiyle çekip almışlar. Aldıkları gibi de tabanları yağlamışlar.

Hoca o soğukta dımdızlak kalıvermiş, alık alık bakmış bir süre. Sonra dönmüş uyku sersemi bir halde girip karısının yanına uzanmış.

Karısı:
-Hayrola efendi? Neymiş dışarıdaki kavganın nedeni?

Hoca:
-Hiç, demiş, Ne olacak, kavga bizim yorgan yüzünden çıkmış meğer, yorgan gitti kavga bitti…!

Benzer Masallar

  • Keloğlan ile Padişah

    Keloğlan ile Padişah Masalı Keloğlan keleş oğlan, sevmesi beleş oğlan. Bir varmış, bir yokmuş. Allah’ın kulu çokmuş, çok söylemesi günahmış. Uzak ülkelerin birinde Keloğlan ile fakir bir annesi varmış. Keloğlan ve anası eski bir evde otururlarmış. Bir gün anası gelerek Keloğlan`a demiş ki: – Keloğlan al şu babadan kalan altınları bozdur da bir usta getir…

  • Küçük Deniz Kızı

    Küçük Deniz Kızı Masalı Küçük deniz kızının masalını okudunuz mu çocuklar? Henüz okumadıysanız gelin beraber okuyalım.. Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanların birinde, büyük bir denizin altında güzel mi güzel bir ülke varmış. Bu ülkeyi yöneten kralın altı kızı varmış. Genç prenseslerin anneleri öldüğü için onları büyük anneleri büyütmüş. İçlerinde en güzeli en küçükleri olanıymış….

  • Aslanın Sarayı

    Aslan Sarayı Masalı Günlerden bir gün, ormanlar kralı aslan ormandaki hayvan dostlarını sarayına davet etmiş. Hem onlarla tanışmak, hem de ormanın sorunlarını konuşmak istiyormuş. İçeri ilk olarak içeri giren ayı saraydaki kokuyu beğenmemiş. Eliyle burnunu tutup yüzünü buruşturmuş. Ağzından da “Öffff çok pis kokuyor.” Sözleri dökülmüş. Aslan bu işe çok kızmış. Sarayını kötüleyen ayıyı bir…

  • Zümrüt ile Horoz

    Horoz ile Yeşil Zümrüt Masalı Bir zamanlar, yemyeşil tarlaların çevrelediği eski bir çiftlikte renkli tüyleriyle dikkat çeken bir horoz yaşarmış. Bu horoz sabahları gün doğmadan uyanır, yüksekçe bir çitin üzerine çıkıp güçlü sesiyle bütün çiftliği uyandırırmış. Sonra da her gün yaptığı gibi yiyecek aramak için bahçeye iner, toprağı gagasıyla eşeler dururmuş. O yıl kış uzun…

  • Bülbül ile Bahçıvan Hikayesi

    Bülbül ile Bahçıvan Hikayesi Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar bahçesine çok düşkün bir bahçıvan varmış. Bahçıvanın, bahçesinde en çok sevdiği köşe ise güllerin olduğu bölümmüş. Bahçıvan, güllerine bakmaya doyamazmış. Bir sabah bahçıvan, güllerinin günlük bakımını yaparken bir bülbül görmüş. Bülbül bahçıvanın en sevdiği kırmızı gülün dalına konmuş, türlü nağmelerle şarkı söylüyor, bir yandan da…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir