Keçi ile Eşek

keçi ile eşek masalı

Keçi ile Eşek Masalı

Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde adamın birinin bir keçisiyle bir de eşeği varmış. Keçi:

“Ona benden daha iyi bakıyorlar! Onu benden daha iyi yediriyorlar!” diye eşeği kıskanmış. Bir kurnazlık düşünmüş, eşeğe demiş ki:

“Ne olacak senin bu durumun? Bir değirmen taşına koşarlar, onu çevirirsin, bir arkana yük vururlar, onu taşırsın! Bir gün rahat ettiğin yok… Ben senin yerinde olsam ne yaparım, bilir misin? Bir hendeğin yanından geçerken kendimi hendeğin içine yuvarlayıveririm, belki birkaç gün bu şekilde dinlenirim!” Keçi işte böyle demiş, eşek de inanmış onun sözüne, hendeğin yanından geçerken kendini atıvermiş. Bütün vücudu yara bere içinde kalmış. Efendisi hemen bir baytar getirmiş, ondan ilaç sormuş. Baytar, eşeğin ötesine berisine bakmış, en sonunda:

“Bir keçi ciğeri bulup kaynatacaksın, suyunu bu hayvana içireceksin; iyileştirmenin başka yolu yok” demiş. Adamcağız da tek eşeği iyileşsin diye keçiyi gözden çıkarmış, kesivermiş. Kıskanç keçi, cezasını çok ağır ödemiş. Unutmayalım çocuklar; Arkadaşlarına kötülük için düzen kuran, kendi kuyusunu kazmış olur.

Benzer Masallar

  • İbikli Horoz

    İbikli Horoz Masalı Özeti İbikli Horoz Masalı, Anadolu halk anlatılarından esinlenen zincirleme olay örgüsüne sahip eğlenceli ve öğretici bir masaldır. Tarlada başlayan bir olayın giderek büyüyen sonuçlara dönüşmesini konu alır. Horozun ayağına batan dikenle başlayan hikâye; ekmek, kuzu ve koyun gibi değiş tokuşlarla ilerleyerek kaval sahnesiyle sona erer. Masal, haksız ısrarın ve kontrolsüz taleplerin sonuçlarını…

  • Peygamber Efendimiz ve Kedisi Müezza

    Peygamber Efendimiz ve Kedisi Müezza Masalı Sıcak yaz günlerinden biriydi, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), sahabeleri etrafında toplamış, kerpiçle örülmüş meclisinde insanlığa nasihatlerde bulunuyor. Peygamber efendimizin sohbetini dinleyenler arasında sadece sahabeler yoktu, bir de onun besleyip büyüttüğü kedisi Müezza vardı. Efendimiz kedisi Müezza’yı çok severmiş, Müezza da efendimizin sevgisini hissettiğinden yanından hiç ayrılmazmış. Neredeyse her…

  • Başını Vermeyen Şehit Hikayesi

    Türk hikayecilerinin öncüsü Ömer Seyfettin’den okunası bir hikaye.. Başını Vermeyen Şehit Hikayesi Yarın arifeydi. Öbür günkü bayram için hazırlanan beyaz kurbanlar, küçük Grigal palankasının etrafında otluyorlardı. Karşıda… Yarım mil ötede Toygun Paşa’nın son kuşatmasındân çılgın kışın hiddeti sayesinde kurtulan Zigetvar Kalesi, sönmüş bir yanardağ gibi, simsiyah duruyordu. Hava bozuktu. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut…

  • Kurnaz Tavşan ile Aslan

    Kurnaz Tavşan ile Aslan Masalı Günlerden bir gün, ormanlar kralı dehşetle kükrüyor, karnını doyurmak için kendinden güçsüz hayvanları avlamaya devam ediyordu. Ondan kaçıp kurtulmak çok zordu. Bir gün ceylanlar, kuşlar, kaplumbağalar, tavşanlar, dağ keçileri, zürafalar ve diğer hayvanlar toplanıp bu kötü gidişin önüne geçmek istediler. Topluca Aslanın huzuruna çıkıp: -Efendimiz dediler… Biz aramızda anlaştık. Her…

  • Kuyuya Düşen Ay Fıkrası

    Nasrettin Hoca fıkralarının en güzel örneklerinden olan Kuyuya Düşen Ay Fıkrası.. Keyifle okumanız dileğiyle.. Günlerden bir gün, gecelerden bir gece Hoca Nasrettin, kuyudan su çekmeye karar vermiş. Elinde kovası, bahçedeki kuyunun başına gelmiş. Tam kovayı sarkıtacağı sırada, kuyunun içinde Ay’ı görmüş: – Eyvah!.. Ay kuyuya düşmüş, diye üzülmüş. Sonra da Ay’ı kuyudan nasıl çıkaracağını düşünmüş….

  • İki Güvercin

    İki Güvercin Hikayesi Günlerden bir gün, uzak bir ülkede iki güvercin yaşarlardı. Bunlardan birinin adı; Gezgin, diğerinin de Oynak idi. Ormanın en güvenli ve en görkemli yerine yuva yapmışlardı. Ne var ki, bir gün Gezgin yuvasından uzaklaşmak istedi. Bu isteğini çok sevdiği arkadaşı Oynak’a söyledi. – Sevgili Oynak, uzun zamandır bu bölgedeyiz, daha ne kadar…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir