Peygamber Efendimiz ve Kedisi Müezza

müezza
Peygamber Efendimiz ve Kedisi Müezza Masalı

Sıcak yaz günlerinden biriydi, Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V), sahabeleri etrafında toplamış, kerpiçle örülmüş meclisinde insanlığa nasihatlerde bulunuyor. Peygamber efendimizin sohbetini dinleyenler arasında sadece sahabeler yoktu, bir de onun besleyip büyüttüğü kedisi Müezza vardı. Efendimiz kedisi Müezza’yı çok severmiş, Müezza da efendimizin sevgisini hissettiğinden yanından hiç ayrılmazmış. Neredeyse her sohbetine o da katılırmış. Efendimizin sohbetini usulca dinleyen Müezza efendimizin hırkasının ucunda uyuyakalmış. Efendimizin sohbeti bitince sahabeler tek tek evlerine gitmişler. Peygamber efendimiz, bir süre mecliste kalarak uyuyan kedisinin uyunmasını beklemiş. Kedisi Müezza o kadar tatlı uyuyormuş ki, efendimiz onu uyandırmaya kıyamamış. Müezzanın uykusunun ağır olduğunu anlayınca da elbisesinin ucunu keserek onu rahatsız etmeden evine gitmiş.

Peygamber efendimizin bu davranışı hepimize örnek olmalı, hayvan dostlarımızı sevmeliyiz. Onların da bir can taşıdığını, bizler gibi duyguları olduğunu asla unutmamalıyız. Sokaktaki kedileri sahiplenmek, onları beslemek bir peygamber adetidir.

Benzer Masalları Okuyun!

  • Okçu ile Aslan

    Av ve avcının karşılaştığı durumlara alışık olsak da avcı ile yine bir başka avcının karşılaştığı durumlar da olabiliyor. Okçu ile Aslan Masalı bunun en güzel örneklerinden birini oluşturuyor. Zamanın birinde, okçuluğu ile ünlü bir avcı, avlanmak için ormana gitmiş. Avcıyı gören tüm hayvanlar ondan korkarak kaçışmışlar. Okçu, insanlar arasında nasıl namlı bir avcıysa, aslan da…

  • Ağlayan Elma ile Gülen Elma

    Ağlayan Elma ile Gülen Elma Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir padişah ile üç oğlu, ülkelerinde mutlu mesut yaşarlarmış. Küçük oğlan bir gün köşkünde otururken, sokaktaki çeşmeden su almak için bir kocakarının geldiğini görmüş. Oğlan ninenin testisine küçük bir taş atmış ve testiyi kırmış. Nine bir şey söylemeden evine…

  • Avcı ile Keklik

    Avcı ile Keklik Masalı Günlerden bir gün, avcının birinin misafirleri gelmiş. Ne ikram edeyim diye düşünürken, Çağırtkan kekliği keseyim demiş. Elinde bıçakla çağırtkanın yanı gelmiş. Çağırtkan, avcının niyetini anlamış; “Vefa bunu mu gerektirir?” demiş. “Yıllarca sana hizmet ettim. Boğazım patlayıncaya kadar senin için ötüp ötüp tüm keklikleri etrafıma topladım, onları yakalamana yardım etmedim mi? Bu…

  • Gelincik ile Horoz

    Gelincik ile Horoz Masalı Günlerden bir gün, bir gelincik ile horoz varmış. Gelincik bir gün bu horozu yakalamış: “Şu horozu yiyeceğim yemesine ama bari bir de sebep göstere­yim!” demiş. “Gece yarısı oldu mu, başlarsın ötmeye, insanları uyutmaz, rahatsız edersin: bari yiyeyim seni de bu sorunu ortadan kaldırayım!” de­miş. Ama horoz cevabını bulmuş: “İnsanları sabahları uyandırıyorsam…

  • Uyumak İstemeyen Zürafa

    Uyku Sevmeyen Zürafa Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir zürafa varmış. Boyu o kadar uzun, o kadar uzunmuş ki, karnı acıktığı zaman ağaçların en yüksek dallarındaki yaprakları rahatlıkla yiyebiliyormuş. Bir gün yine karnı acıkmış. Önüne ilk çıkan ağacın yapraklarını şapur şupur yemeye başlamış… Ama birden, incecik kızgın bir ses duymuş. “Heey, dur bakalım canavar! Evimin…

  • Kolay Şiir – Karagöz ve Hacivat

    Kolay Şiir Karagöz ve Hacivat Konuşması (Hacivat, arkadaşının arkasından yetişir.) HACİVAT – Karagöz’üm bu ne dalgınlık böyle? KARAGÖZ – Aklımı karıştırma, ben kimseyle dargınlık falan yapmıyorum. HACİVAT – Dargınlık demedim yani pek düşüncelisin! KARAGÖZ – Hay hay!… (Söylenir.) Duvarın güneşi yok… Sen duvarsın… olmadı! HACİVAT – Bunları bana mı söylüyorsun? KARAGÖZ – (Söylenir.) Güneşin duvarı…