At ile Avcı

at ile avcı masalı

At, Avcı ve Kurt hikâyesi, öfke ve intikam uğruna başkalarına verilen gücün nasıl özgürlüğü kaybettirebileceğini anlatan anlamlı bir fabldır. Hikâyeden çıkarılacak ders: Kontrolü başkalarına vermeden önce sonuçları düşünmek gerekir.

At ile Avcı Masalı

Bir zamanlar bir at ile bir kurt arasında büyük bir anlaşmazlık çıkmış. Kurt, sık sık atın otladığı çayırlara geliyor, onu korkutup huzurunu kaçırıyormuş. At da buna çok öfkelenmiş ve kurttan intikam almak istemiş.

Bir gün bir avcıyla karşılaşmış ve ondan yardım istemiş.

Avcı düşünmüş taşınmış, sonra şöyle demiş:

“Eğer kurdu yenmek istiyorsan, ağzına şu demiri takmama izin vermelisin ki seni yönlendirebileyim. Bir de sırtına şu eyeri koymalıyım ki seni sürerken düşmeden durabileyim.”

At, öfkesine yenilmiş ve bu şartları kabul etmiş.

Avcı kısa sürede atın ağzına gem vurmuş, sırtına eyer yerleştirmiş. Sonra da atın üzerine binip kurdun peşine düşmüşler.

Uzun bir kovalamacanın ardından kurdu çayırlardan uzaklaştırmışlar.

At çok sevinmiş. Sonra avcıya dönüp:

“Artık işimiz bittiğine göre, sırtımdaki eyeri ve ağzımdaki gemi çıkarabilirsin,” demiş.

Avcı ise gülümseyerek şöyle cevap vermiş:

“O kadar acele etme dostum. Artık seni dizginleyebiliyorum ve seni bu şekilde kullanmak çok işime geliyor.”

O günden sonra at özgürlüğünü kaybetmiş ve avcının hizmetinde yaşamaya başlamış.

Masaldan çıkarılacak ders: Kendi öfkemiz uğruna başkalarına fazla güç verirsek, sonunda kontrolü kaybeden biz oluruz.

Benzer Masallar

  • Gelincik ile Horoz

    Gelincik ile Horoz Masalı Günlerden bir gün, bir gelincik ile horoz varmış. Gelincik bir gün bu horozu yakalamış: “Şu horozu yiyeceğim yemesine ama bari bir de sebep göstere­yim!” demiş. “Gece yarısı oldu mu, başlarsın ötmeye, insanları uyutmaz, rahatsız edersin: bari yiyeyim seni de bu sorunu ortadan kaldırayım!” de­miş. Ama horoz cevabını bulmuş: “İnsanları sabahları uyandırıyorsam…

  • Zümrüt ile Horoz

    Horoz ile Yeşil Zümrüt Masalı Bir zamanlar, yemyeşil tarlaların çevrelediği eski bir çiftlikte renkli tüyleriyle dikkat çeken bir horoz yaşarmış. Bu horoz sabahları gün doğmadan uyanır, yüksekçe bir çitin üzerine çıkıp güçlü sesiyle bütün çiftliği uyandırırmış. Sonra da her gün yaptığı gibi yiyecek aramak için bahçeye iner, toprağı gagasıyla eşeler dururmuş. O yıl kış uzun…

  • Meraklı Tavşan

    Meraklı Tavşan Masalı Bir zamanlar, ormanların birinde meraklı bir tavşancık yaşardı. Bu tavşan zıpzıp, minicik, güzel mi güzel, şeker gibi bir tavşancıktı. Fakat kötü bir huyu vardı. Çok meraklıydı. O küçücük, simsiyah burnunu, Her şeye sokardı. Gün geçmezdi ki, birisi ona bağırmasın. Çalılıklar arasında dolaştığı bir gün, Bayan Sülün: — Çekil oradan Zıpzıp der. Yumurtalarımdan…

  • Parmak Çocuk

    Yeni masalımızın adı; Parmak Çocuk Masalı Uzak ülkelerin birinde, bir kulübede yaşayan çok yoksul bir karı koca yaşıyormuş. Yoksallarmış ama hiç de yoksulluklarından şikayetçi değillermiş, onları üzüldüğü tek şey bir çocukları olmamasıymış. Bir çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Bunun için hekimlere gitmişler, büyücülere gitmişler.. Bir büyücü onlara yetiştirmeleri için sihirli bir tohum vermiş. Tohumu ekip…

  • Güllü Köy

    Güllü Köy Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Böyle başlar bütün masallar, Biz de böyle başlayalım. Kimi zaman övgüler dizerek iyi kalplilere, Kimi zaman da kötüleri acımasızca taşlayalım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Nice bülbüller öter, kırmızı güller içinde. Ben diyeyim eski zamanlarda, Siz deyin yeni zamanlarda. Gülleriyle ünlü güzel mi güzel bir köy varmış….

  • Açgözlü Kedi

    Açgözlü Kedi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak mı uzak bir ülkede yaşayan yaşlı bir nine varmış. Bu ninenin bir de kedisi varmış. Bu kedi o kadar tembelmiş ki patisini bile kaldırmaya üşenir bütün gün yatar yaşlı ninenin verdiği yiyecekleri yer, yerinden bile kıpırdamazmış. Günler geçtikçe tembel kedi çok zayıflayıp, çelimsizleşmiş. Artık ona yaşlı ninenin…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir