At ile Geyik

at ile geyik masalı
At ile Geyik Masalı

Bir zamanlar, yemyeşil bir vadide özgürce yaşayan güçlü ve güzel bir at varmış. Orman hayvanları arasında özgürlüğü ve bağımsızlığıyla tanınırmış. Yaşadığı çayır ona aitmiş, kimseyi oraya yaklaştırmaz, “Burası benim bölgem, kimse burada dolaşamaz!” dermiş.

Bir gün, uzak diyarlardan bir geyik gelip onun çayırında otlamaya başlamış. At, bu durumu görünce çok sinirlenmiş ve hemen geyiğin yanına gitmiş.
“Hey sen! Ne işin var burada? Burası benim alanım. Derhal git buradan!” diye çıkışmış.

Ancak geyik, atın bu öfkesine aldırmamış. Hatta boynuzlarını tehditkâr bir şekilde sallayıp meydan okumuş:
“Gitmezsem ne yapacaksın? Hadi bakalım, gücün yetiyorsa beni buradan kov!”

At, kendi gücüne güvense de geyiğin boynuzlarına karşı koyamayacağını anlamış. Geyik de oldukça çevik ve güçlüymüş. At, çayırını korumak için bir çözüm bulması gerektiğini düşünmüş. Tam o sırada oradan geçen bir adamı görmüş.

Adam, elinde bir ip ve sopayla ormanda dolaşıyormuş. At, hızla yanına gidip durumu anlatmış:
“Burada bir geyik var ve benim çayırımda otluyor. Onu buradan kovamıyorum. Bana yardım eder misin?”

Adam düşünceli bir şekilde atı dinlemiş ve şöyle demiş:
“Tabii ki sana yardım ederim, ama bir şartım var. Ağzına bir gem takacağım ve sırtına bineceğim. Ancak bu şekilde geyiği kovabiliriz.”

At, geyiği çayırından kovma arzusuyla hemen kabul etmiş. Adam, atın ağzına bir gem takmış ve sırtına binmiş. Sonra geyiği kovalamaya başlamışlar. Atın üzerine binen adam, sopasıyla geyiği korkutup kaçırmış. Geyik sonunda çayırdan uzaklaşmış ve bir daha geri dönmemiş.

At, bu duruma çok sevinmiş. Çayırını geri kazandığını düşünerek adamın inmesini beklemiş. Ancak adam, atın sırtından inmemiş.
“Artık seni yönetmek benim hakkım,” demiş adam. “Seninle istediğim yere giderim. Beni taşıyacaksın.”

At, bu duruma çok şaşırmış ve pişman olmuş. Geyiği çayırından kovmak uğruna, özgürlüğünden vazgeçtiğini fark etmiş.
“Keşke sabırlı olup başka bir çözüm bulsaydım,” diye düşünmüş. Ancak iş işten geçmiş.

O günden sonra at, insanoğlunun hizmetine girmiş ve özgür yaşamına bir daha geri dönememiş.

Masaldan çıkarılacak ders: Kısa vadeli kazanımlar için uzun vadede önemli olan değerleri feda etmek, çoğu zaman büyük pişmanlıklara yol açar. Özgürlüğün kıymetini, onu kaybetmeden önce bilmek gerekir.

Benzer Masallar

  • Aslan, Tilki ve Eşek

    Aslan, Tilki ve Eşek Masalı Günlerden bir gün, yaşlı bir eşek ile hilebaz tilki arkadaş olmuşlar, beraber dolaşır, beraber yer içerlermiş. Bir gün, ormanda gezerlerken karşılarına bir aslan çıkmış. Her ikisi de korkudan bir yere kıpırdayamamış, tilki usulca aslanın kulağına fısıldamış; -“Bana karışmazsan bu eşeği sana yem ederim.” demiş. Aslan bu teklifi kabul etmiş, avını…

  • Yaşlı Aslan

    Kocamış Aslan Masalı Günlerden bir gün, kral aslan Ormanlara korku salan, Ormanların kralı aslan, İhtiyarlamış, yatalak olmuş, İnine kapanıp içini çeker dururmuş «Hey gidi günler, hey» diye. Dünkü yavru aslanlar başlamış Onun güçsüzlüğüyle faydalanmaya; onu görüp saklananlar, üstüne yürür olmuş: At gelmiş karnına çifte atmış, Kurt gelmiş ayağını ısırmış, Öküz gelmiş boynuzlamış. Aslan perişan, zayıf,…

  • Bilge Aşçı ve Zengin Adam

    Bilge Aşçı ve Zengin Adam Hikayesi Bir zamanlar, bilgeliğiyle tanınan fakir bir adam varmış. Bu bilge adam, zengin ve kibirli bir adamın yanında aşçı olarak çalışırmış. Zengin adam her fırsatta servetiyle övünür, bilgenin ise sessizliği ve çalışkanlığı dikkat çekerdi. Bir gün, zengin adam büyük bir ziyafet vermeye karar vermiş. Bilge aşçısını çağırarak demiş ki: –…

  • Orman Perisinin Gülleri

    Orman Perisinin Gülleri Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Geçmiş zamanlarda, yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir peri yaşarmış. Bu peri çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzellermiş ki gören herkes perinin güllerine hayran kalırmış. Peri de güllerini çok sever, her sabah onları hem…

  • Avcı ile Güvercinler

    Avcı ile Güvercinler Masalı Bir zamanlar uzak bir ülkede, yemyeşil bir vadide, kocaman bir meşe ağacı yükseliyormuş. Ağacın dalları gökyüzüne doğru uzanıyor, yapraklarıysa güneşte parlıyormuş. Bir gün bir avcı, bu ağacın yanından geçmiş ve içinden şöyle düşünmüş: “Bu ağaç tam bana göre. Dalları yüksekte, kocaman ve yaprakları çok geniş. Bu ağacı gören kuşlar, mutlaka gelip…

  • Keloğlan’ın Sazı

    Keloğlan’ın Sazı Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bizim bilmediğimiz ama çok da eski olmayan zamanların birinde, köylerden şirin mi şirin bir köyde, yaşamakta olan ailelerden biri de Keloğlan ile anasıymış. Fakirlik adeta yazgılarıymış. Onca yıl, anası bu fakirlikten kurtulmak için çok uğraşmış, ama, bir türlü kurtulamamış. Keloğlan ne mi yaparmış? Birkaç keçi ile bir de…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir