peri masalı oku

Elif ile İyilik Perisi

peri masalı oku
Elif ile İyilik Perisi Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, güzel bir köyde yaşayan iyi kalpli bir kız varmış. Bu kızın adı Elif’miş. Elif, köydeki herkese yardım eder, zor durumda olanların yanında olurmuş. Onun bu iyiliği dilden dile dolaşır, herkes Elif’i severmiş.

Bir gün, Elif ormanda odun toplarken yaşlı bir adamla karşılaşmış. Adam çok yorgun ve bitkinmiş. Elif hemen yanına gitmiş, ona su ve yiyecek vermiş. Yaşlı adam ona teşekkür etmiş ve “Sen çok iyi bir insansın, sana bir iyilik yapmamı ister misin?” demiş.

Elif, “Teşekkür ederim amca, ben iyiliği karşılık beklemeden yaparım. Sadece siz iyi olun, bu bana yeter.” demiş. Yaşlı adam gülümseyerek, “Gerçek iyilik budur. Ama yine de, sana bir hediye vermek istiyorum.” demiş ve elini cebine atıp küçük bir kese çıkarmış. Kese, içi parlayan altınlarla doluymuş.

Elif altınları görünce şaşırmış ama istememiş. “Ben bunları alamam amca, gerçekten ihtiyacım yok. Siz alın, belki ihtiyacınız olur.” demiş. Yaşlı adam, Elif’in bu cevabı karşısında daha da mutlu olmuş ve “Bu sadece bir sınavdı. Senin kalbinin temiz olduğunu biliyordum, ama yine de denemek istedim. Şimdi ise, sana gerçek bir hediye vereceğim.” demiş ve cebinden bir sihirli taş çıkarıp ovmuş.

Birden, etraf aydınlanmış ve yaşlı adam bir peri kılığına bürünmüş. “Ben iyilik perisiyim. Senin gibi iyilik dolu insanlar olduğu sürece, dünya her zaman daha güzel bir yer olacak. Sana bir dilek hakkı veriyorum. Dile ki, gerçekleşsin!” demiş.

Elif, perinin bu teklifine de şaşırmış ama düşünmeden “Benim dileğim, köyümdeki herkesin mutlu ve sağlıklı olmasıdır.” demiş. Peri gülümseyerek, “Senin dileğin benim için emirdir.” demiş ve kaybolmuş.

O günden sonra, Elif’in köyünde herkes daha mutlu, daha sağlıklı ve daha huzurlu yaşamış. Elif’in iyiliği, tüm köye ışık olmuş. Herkes birbirine yardım etmiş, ekmeğini paylaşmış ve iyi kalpli olmuş.

İşte böylece, Elif’in iyiliği sadece ona değil, bütün köye iyilik olarak dönmüş. Masal da burada bitmiş. Gökten üç elma düşmüş; biri anlatanın, biri dinleyenin, biri de iyilik yapmanın önemini bilenin başına!

Masaldaki ders: İyilik, karşılık beklemeden yapılan bir eylemdir ve bu dünyada iyilik yapanlar her zaman ödüllendirilir. İyilik, domino etkisi yaratır ve sonunda herkese geri döner.

Similar Posts

  • Zengin Çoban

    Zengin Çoban Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir zamanlar, küçük bir köyde yoksul bir çoban varmış. Elindeki iki koyunuyla geçinmeye çalışıyormuş. Her gün onları en güzel vadilere otlatmaya götürürmüş. Böylece koyunlar bol ve lezzetli süt verirmiş Bir gün çoban, iki koyununu otlatmak için kasabadan epey uzaklaşmış. Uzaktan bir grup yolcunun geldiğini görmüş. Yolcular iyice yaklaşmış…

  • Tarla Kuşu ile Yavruları

    Tarla Kuşu ile Yavruları Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Uzak ülkelerinden bir tarla kuşu varmış. Bu tarla kulu buğdaylar henüz yeşerirken kendisine bir yuva yapmış. Her gün birer yumurta yapıp üzerine yatarmış. Bir müddet geçtikten sonra yumurtaları çatlamış, yavruları yumurtadan çıkmış. Yavruların kanatları çıktığı halde uçmayı öğrenememişler. Tarla kuşu bu duruma çok üzülüyormuş. Yiyecek aramaya…

  • Tilki ile Köpek

    Tilki ile Köpek Masalı Günlerden bir gün, tilkinin biri, bir çiftlikteki tavuk kümesine girmiş. Semiz bir tavuğu yakaladığı gibi dışarı fırlamış. Çiftliğin avlusundaki çoban köpeğini görünce, başlamış tavuğun başını okşamaya. Tilkinin tavuğu yakaladığını gören çoban köpeği hemen tilkinin yanına gelmiş, ‒ Hayırdır tilki, ne arıyorsun burada? demiş. Tilki, ‒ Buradan geçiyordum, tavuklar sevimli sesleriyle şarkılar…

  • Karagöz Hacivat: Bahçevan İşi

    Bahçevan İşi Karagöz ile Hacivatın komik bahçıvanlık konuşması. Hacivat, bir parkın yanından geçmektedir. HACİVAT – (Söylenir.) Aaaaa, parkta oturan şu adam da Karagöz’e benziyor. Üstünde de mavi bir tulum var. (Seslenir.) Karagöz!… KARAGÖZ – Adımımı öğreniyorsun? HACİVAT – Değil efendim, birden tanıyamadım da… Hele yanına oturup biraz nefes alayım. KARAGÖZ – Kirazlı fes başka yerden…

  • Tilki ile Üzümler

    Tilki ile Üzümler Masalı Bir atasözü var; ‘Tilki erişemediği üzüme koruk dermiş.’ Bu atasözünden daha uzun olan bir masalımız var. Haydi hep beraber tilkiyle üzümler masalını okuyalım.. Açlıktan ölmek üzere olan bir tilki, asmalarında üzümü bol olan bir bağa gizlice girmiş; üzümler öyle güzel görünüyorlarmış ki tilkinin ağzının suyu akmış. Sonunda tepedeki bir salkıma göz…

  • Baykuş ile Horoz

    Baykuş ile Horoz Masalı Gökyüzünün mor örtüsü, alacakaranlığın ilk fısıltılarıyla yeryüzüne inmiş. Bilge Baykuş, asırlık çınarın en gösterişli dalına sessizce tünemiş. Rüzgârın kanatlarında taşıdığı uzun yolculuğun ardından, tüylerini kabartıp bir süre dinlenmiş. Göz kapakları ağırlaşmış ve içinden “Şöyle bir gözümü dinlendirmeli,” diye geçirmiş. O an, aşağıdan gelen telaşlı bir feryatla irkilmiş. Bir Horoz, can havliyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir