Küskün Tavşan

Küskün Tavşan
Küskün Tavşan Masalı

Günlerden bir gün, uzaklardaki bir ormanda, beş tane kardeş tavşan yaşarmış. Bu beş güzel tavşanların isimleri şöyleymiş;

Çal Çal; ailenin en çok çalışan tavşanıymış. Yuvalarını o temizler, diğerleri uyurken onlara kahvaltı hazırlarmış.
Çen Çen; ailenin en çok konuşan tavşanıymış. Kardeşlerin sözcülüğünü o yaparmış. Bazen de fazla konuşur, tavşanları bıktırırmış.
Cin Cin; açıkgöz, cin gibi, her şeyi bilen, hakkını kimseye yedirmeyen bir tavşanmış.
Küs Küs; çok alıngan, her şeye küsen, kinci bir tavşanmış. Sık sık kardeşlerine küser, bir süre onlarla konuşmazmış.
Tem Tem; ailenin en tembel tavşanıymış. Hep uyumak ister, bulduğu her fırsatta yatarmış.

Bu beş kardeş her sabah Çal Çal’ın hazırladığı kahvaltıyı yedikten sonra dışarı çıkar, gezer oynarlarmış. Öğle yemeği için ormanda topladıkları yiyecekleri yer ve biraz uyurlar, sonra da kalkıp oynamaya devam ederlermiş. Akşam yemeklerini de yiyip yuvalarına dönerlermiş.

Bir sabah kalktıklarında, Küs Küs’ü biraz hasta bulmuşlar. Küs Küs her zamankinin aksine o sabah çok az yemiş, tekrar yatmış. Kardeşleri ormana çıkmışlar. Küs Küs akşama kadar hasta yatmış. Akşam eve döndüklerinde, bakmışlar ki Küs Küs hâlâ yatıyor. Çen Çen;
– Nasılsın Küs Küs? diye sormuş.
Küs Küs hiç cevap vermemiş, çünkü onlara küsmüş. Bütün kardeşler Küs Küs ile konuşmak için çok uğraşmışlar. Fakat Küs Küs onlara kızmış.
– Sizler hepiniz düşüncesiz kardeşlersiniz. Hasta yattığımı bildiğiniz halde bana bir öğle yemeği getirmediniz. Akşama kadar aç ve hasta yattım. Artık sizinle asla konuşmayacağım, demiş.
Kardeşleri hatalarını anlamışlar ve ondan özür dilemişler.
Fakat Küs Küs’ün onları affetmeye hiç niyeti yokmuş. Ertesi sabah kardeşlerine katılmamış. Onlar ormana gittikten sonra o da yuvasını terk etmiş.
Akşam olup eve döndüklerinde Küs Küs’ü bulamamışlar. Çok üzülmüşler. Peşinden gidip aramayı düşünmüşler. Onun inadını bildikleri için vazgeçmişler. Pişman olup geri dönmesini beklemeye başlamışlar. Küs Küs ise yuvadan ayrıldıktan sonra, ormanın diğer tarafında kendine küçük bir yuva yapmış ve yalnız yaşamaya başlamış.
– Oh kurtuldum Çen Çen’in çenesinden, Tem Tem’in tembelliğinden, diyormuş.
Ama içten içe de onları çok özlüyormuş. Bir sincap ve bir kaplumbağa ile arkadaş olmuş. Arkadaşları iyiymişler ama onlarla oynaması çok zor oluyormuş. Bir gün arkadaşı sincapla ormanda gezmeye çıkmışlar. Küs Küs, hızlı giden sincaba yetişmek için koşmaya başlamış. Aksilik bu ya! Önündeki koca çukuru görmeyince içine düşmüş. Küs Küs’ün ayağı çok acıyormuş. Hayvanlar ona yardım etmişler ve yuvasına götürüp yatırmışlar.
Küs Küs’ün ayağı kırılmış ve bir ay hiç kalkmadan yatması gerekmiş. Bütün hayvanlar gidince yuvasında yapayalnız kalmış. Üstelik karnı da acıkmış. “Ben nasıl karnımı doyuracağım? Ayağım da kırık, belki de burada açlıktan ölürüm.” diye düşünmüş. O gece aç aç uyumuş. Ertesi gün de yuvasında aç ve yalnız yatmış. Yanına kimse uğramamış ve yiyecek de getirmemiş.
Küs Küs artık yaşamaktan ümidini kesmiş ve o gece de açlıktan kıvranarak uyumuş. Ertesi sabah zorla gözlerini açtığında önünde havuçlar, çeşit çeşit yiyecekler görmüş. Rüya gördüğünü zannetmiş, gözlerini tekrar tekrar kapatıp açmış. Gördükleri gerçekmiş. Yiyecekleri hemen yemeye başlamış. O yiyecekler ona bütün gün yetmiş.
Daha sonraki günlerde de durum böylece devam etmiş. Her gün uyandığında yiyecekler gelmiş oluyor; fakat getireni göremeyince “Her hâlde sincaptır.” diye düşünüyormuş. Aradan bir ay geçmiş ve Küs Küs iyileşmiş. Hemen gitmiş sincabı bulmuş. Ona yiyecekler için teşekkür etmiş. Sincap;
– Ne yiyeceği? Ben sana hiç yiyecek getirmedim ki, demiş.
Küs Küs çok şaşırmış. Yiyecekleri kimin getirdiğini çok merak etmiş. Ertesi sabah çok erken kalkmış ve yuvasının karşısındaki ağacın arkasına saklanmış.
O sırada karşıdan, elinde yiyeceklerle kardeşleri Tem Tem, Çen Çen, Cin Cin, Çal Çal gelmişler. Yiyecekleri yavaşça yuvanın kapısından içeri bırakmışlar. Küs Küs çok şaşırmış. Çünkü kardeşlerinin yuvası oraya çok uzakmış. Her gün onun için dünyanın yolunu gelmeleri kardeşlerinin onu ne kadar çok sevdiğini gösteriyormuş. Onları terk ettiği için çok utanmış ve üzülmüş. Yiyecekleri bırakıp giden kardeşlerinin arkasından;
– Çal Çal, Tem Tem, Cin Cin, Çen Çen! diye bağırmış ve koşarak yanlarına gitmiş. Kardeşler ağlayarak birbirlerine sarılmış. Bu defa Küs Küs onlardan özür dilemiş ve onlarla birlikte yuvasına dönmüş. Kardeşlerinin kıymetini anlamış ve hataları olduğunda artık onlara hemen darılmamış. Kardeşleriyle mutlu bir hayat yaşamış.

Yazan: Sema Maraşlı

Benzer Masallar

  • Sihirli Nar

    Sihirli Nar Masalı Bir zamanlar, bir padişah oğullarını sınamak ve onları hayata hazırlamak için bir deneyime girişmek istemişti. Vezirleri ile danışarak bu isteğini gerçekleştirmek için bir plan hazırlamıştı. Padişahın üç oğlu vardı: Şehzade Mehmet, Şehzade Selim ve Şehzade Murat. Bir gün onları çağırır ve düşüncesini açıklar. Padişahın istediği şudur; oğullarından her biri değişik bir ülkeye…

  • Su Damlası

    Çoğu zaman dikkat etmediğimiz, küçük şeyler, yaşamımızdan pek çok örnekler taşır. Su Damlası Masalı da bunlardan biri. Geçmiş zamanların birinde, Dev Amca adında biri yaşarmış. Dev Amca, etrafındaki güzel ve ilginç olan her şeye sahip olmak ister, onları elde edemezse çılgına dönermiş. Böyle durumlarda bir büyücüden yardım alır ya da kendisi bir yol arayarak, onlara…

  • Ezop Masalları

    Şahin ile Güvercinler Masalı Güvercinler, her zaman şahinlerin kendilerini avlayacağı korkusuyla yaşarlar; her zaman dikkatli olmak ve güvercinliğin yakınında kalmak zorunda olduklarını düşünürler. Ancak bu şekilde şahinlerin saldırısından kurtulabilirler. Güvercinlerin bu özelliklerinden dolayı saldırılarının başarılı olmadığını düşünen bir şahin, güvercinleri kurnazlıkla avlamaya karar vermiş. Güvercinlere; “Beni kralınız olarak kabul ederseniz ben de size saldırmaktan vazgeçerim…

  • Kral Midas’ın Altın Dokunuşu

    Kral Midas’ın Altın Dokunuşu Masalı Bir zamanlar, uzak ülkelerin birinde Midas adında çok zengin bir kral yaşarmış. Görkemli sarayında biricik kızı Prenses ile birlikte mutlu mesut yaşarmış. Kral Midas, zenginliği çok fazla önemser, dünyanın en zengin insanı olma hayaliyle yaşarmış. Günlerden bir gün, Midas, ormanda gezerken, yaşlı nine kılığında bir peri kızıyla karşılaşmış, peri kızı…

  • Kurt ile Turna

    Kurt ile Turna Masalı Bir kurt, avını büyük bir iştahla midesine indirirken boğazına bir kemik takılmış. Acı içinde uluyarak, ormanda koşmaya başlamış. Rastladığı her hayvana, kemiği çıkarması için yalvarmış; kemiği çıkarana büyük bir ödül vereceğini söylemiş. Yana yakıla yalvaran kurda acıyan bir turna, ödülü almayı umarak, ince uzun boynunu kurdun boğazına sokmuş ve gagasıyla kemiği…

  • Keloğlan Cengizhan’ın Hazinesi

    Keloğlan masalları okumak isteyenler için kısa bir keloğlan masalı. Keloğlan Cengizhan’ın Hazinesi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Bir Keloğlan varmış. İş bulup çalışmaz, gezer dururmuş. Yolda gördüğü kedileri, köpekleri kovalarmış. Sincaplara taş atar, ördeklerin peşinden bağırır, onların kaçışlarına bakarak eğlenirmiş. Keloğlan bir gün methini çok duyduğu Cengiz Han’ın Hazinesi’ni bulmak üzere yola çıkmış. Eşek sırtında…

10 yorum

  1. Harika dünyadaki en iyi en güźel masal ama isimlerinimi deyistirseydiniz taktik mimi sasawere momo ve caci

  2. Şimdiye kadar okuduğum en iyi masaldı tşkler sema hanım?? yazımı görünce bana ulaşmanızı istiyorum… Huseyin_oncul2107 instagram adresm.. Bana yazarsanız çok sevinirim sizi instada takip etmek istiyorum teşekkürler…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir