Filler ve Fareler

filler ve fareler masalı
Filler ve Fareler Masal Özeti

Büyük bir fırtına sonrası insanlar tarafından terk edilen eski bir köyde yaşamaya devam eden fareler, göle giden filler yüzünden zor günler geçiriyormuş. Cesur fare kralı, fillerden yollarını değiştirmelerini istemiş. Bir süre sonra avcıların ağına yakalanan filler, farelerin yardımıyla kurtulmuş. Yardımlaşma, dostluk ve küçük görünen iyiliklerin bile büyük sonuçlar doğurabileceğini anlatan anlamlı bir hayvan masalı.

Filler ve Fareler Masalı

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak diyarlarda bir köyde büyük bir fırtına kopmuş, koca bir köy yerle bir olmuş. İnsanlar korkuyla köyü terk etmiş, evler yıkılmış, sokaklar sessizliğe bürünmüşmüş. Ama o köyde yaşayan minik fareler, burayı bırakıp gitmek istememişler. Yıkılmış duvarların arasında kendilerine yuvalar kurmuş, eski köyü yeni evleri yapmışlar.

Köyün biraz uzağında berrak sulu büyük bir göl varmış. Her gün koca bir fil sürüsü bu göle gidip yıkanır, su içermiş. Ancak göle giden yol tam da farelerin yaşadığı köyden geçermiş. Dev filler ağır ağır yürüdükçe yerdeki minik fareleri fark etmiyor, pek çoğunu ezip geçiyorlarmış.

Fareler bu duruma çok üzülmüşler. Sonunda farelerin kralı cesaretini toplamış ve fil kralıyla konuşmaya karar vermiş. Bir sabah, filler göle doğru ilerlerken küçük fare kralı büyük kayanın üzerine çıkıp seslenmiş:

“Ey güçlü filler! Siz geçerken birçok kardeşimiz eziliyor. Lütfen başka bir yol kullanmayı düşünür müsünüz? Eğer bize yardım ederseniz, biz de bunu asla unutmayız. Bir gün size yardımımız dokunabilir.”

Fil kralı bu sözleri duyunca kocaman hortumunu sallayıp gülmüş.

“Siz küçücük farelersiniz,” demiş. “Biz ise dev filleriz. Siz bize nasıl yardım edebilirsiniz ki? Ama yine de isteğinizi kabul ediyoruz. Bundan sonra başka yoldan geçeceğiz.”

O günden sonra filler rotalarını değiştirmişler. Fareler de huzur içinde yaşamaya başlamış.

Aradan birkaç gün geçmiş. Bir sabah filler göle doğru giderken avcıların kurduğu büyük ağlara yakalanmışlar. Ne kadar çırpınırlarsa çırpınsınlar kurtulamıyorlarmış. Ağlar çok sağlam, düğümler çok sıkıymış. Fil kralı çaresizlik içinde düşünürken fare kralının sözlerini hatırlamış.

Ağa yakalanmamış bir fili hemen farelere haberci olarak göndermiş. Fil, hızla köye gidip olanları anlatmış. Fare kralı hiç vakit kaybetmeden bütün fareleri toplamış.

Kısa süre sonra yüzlerce fare hep birlikte ağların üzerine üşüşmüş. Keskin dişleriyle ipleri kemirmeye başlamışlar. Bir yandan kemiriyor, bir yandan merak etmeyin filler sizi kurtaracağız diyorlarmış. Nihayet kalın ağlar parçalanmış ve filler özgür kalmış.

Fil kralı derin bir nefes almış. Sonra minik farelere sevgiyle bakıp şöyle demiş:

“Bugün anladım ki dünyada hiçbir canlı küçümsenecek kadar önemsiz değildir. En küçük dost bile en büyük yardımın sahibi olabilir.”

O günden sonra fillerle fareler iyi dost olmuşlar. Birbirlerine saygı göstermiş, yardımlaşmanın değerini hiç unutmamışlar.

Gökten üç elma düşmüş…
Biri bu masalı anlatana, biri dinleyene, biri de iyiliğin büyüklüğünün boyla ölçülmediğini anlayanlara…

Benzer Masallar

  • İbikli Horoz

    İbikli Horoz Masalı Özeti İbikli Horoz Masalı, Anadolu halk anlatılarından esinlenen zincirleme olay örgüsüne sahip eğlenceli ve öğretici bir masaldır. Tarlada başlayan bir olayın giderek büyüyen sonuçlara dönüşmesini konu alır. Horozun ayağına batan dikenle başlayan hikâye; ekmek, kuzu ve koyun gibi değiş tokuşlarla ilerleyerek kaval sahnesiyle sona erer. Masal, haksız ısrarın ve kontrolsüz taleplerin sonuçlarını…

  • Okur Yazarlık

    Çocuklara Karagöz ve Hacivat Konuşmaları Karagöz ve Hacivat: Okur Yazarlık (Hacivat, Karagöz’e yetişir.) HACİVAT – Uğurlar olsun Karagöz’üm! Ben de dükkânıma gidiyordum, birlikte yürüyelim. KARAGÖZ – Birlikte yün yiyelim. HACİVAT – Ne yün yemesi canım, yani beraber gidelim. KARAGÖZ – Hangi berbere gidelim. HACİVAT – Aaaa, hemen sinirlendirme beni! Yolda yanyana ve konuşarak gidelim diyorum,…

  • Sevgi Ağacı

    Sevgi Ağacı Hikayesi Güneş ne kadar kızgın olursa olsun, ağaçların yaprakları hep yemyeşil ve parlakmış. Kızgın güneşin sıcağından bunalıp kaçan tüm hayvanlar, bu ağacın gölgesinde dinlenir, esen rüzgarın tüylerini okşayışına kendilerini kaptırıp, kaygısızca uyuklayıp rüya alemlerine dalarmışlar. Ağacın dalları arasına yuva yapmış olan kuşlar, yaprakların gölgesinde güneşten korunup, kanat çırparak daldan dala uçuşur, şarkılar söylermişler…

  • Tilki ile Horoz

    Tilki ile Horoz Masalı Horozları bilirsiniz çocuklar, her sabah erken kalkarlar, güzel sesleriyle tüm canlıları tatlı uykularından uyandırırlar. Uzaklarda bir çiftlikte güzel bir horoz yaşıyordu. Bu horoz her sabah çiftliğin yakınındaki bir ağaca çıkar, güzel sesiyle… Ü!…ürü!… ü!… ürü!… ü!… diye öter. Çiftlikteki hayvanları uyandırırdı. Çiftliğin yakınında bir de tilki yaşıyordu. Tilki horozun sesini duydukça,…

  • Keloğlan ile Dev

    Keloğlan masalları serisinin yeni masalı Keloğlan ve Dev. Keloğlan ile Dev Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; uzak mı uzak diyarların birinde güzel bir ülke varmış. Bu ülkenin birçok köyünün birinde de Keloğlan adında hem kel, hem tembel hem de haylaz bir çocuk annesi ile birlikte yaşarmış. Keloğlan iş yapmayı…

  • Kurt ile Pelikan

    Kurt ile Pelikan Masalı Günlerden bir gün, kurdun boğazında bir kemik parçası saplanmış kalmış. Kurt, ne yapmışsa, ne kadar uğraşmışsa o kemik parçasını çıkaramamış. Boğazının ağrısından yemek yiyemez, su içemez hale gelmiş. Kurt, bitkinlikten bayılmak üzereyken pelikan kuşunu görmüş. Kurt; ‒ Pelikan kardeş seni gördüğüm çok iyi oldu, günlerdir boğazıma bir kemik parçası takılmış, ne…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir