Denizci ile Bilgin

Denizci ile BilginDenizci ile Bilgin Masalı

Günlerden bir gün, bilgili bir adam denize açılmak, seyahat etmek istemiş. Kitaplarını çantasına koyarak bir denizci ile anlaşıp gemiye binmişler. Az gitmişler, uz gitmişler, denizleri aşmışlar, okyanusa varmışlar. Bizim bilgin çok bilgili olduğundan mıdır nedir bilinmez, her konuda kendini çok beğenirmiş. Yine o kendini beğenmiş tavrıyla başlamış söze;
-“Kaptan, hendese ilmini bilir misin?” diye sormuş.
Denizci;
-” Hayır bilmiyorum.” demiş.

Yine sormuş;

-” Peki, lugat ilmini bilir misin?”

Denizci;
-“Bilmiyorum.” demiş.

Bilgin; “Desene ömrünün yarısı boşa gitmiş.”

Denizci bu sorulara kayıtsız kalmış ama biraz içerlemiş. Bilginin onu küçümsemesinden rahatsız olmuş. Derken bir müddet sonra bir sallantı hissetmişler ve gemi alabora olmuş. Bu defa denizci sormuş;

– “Bay Bilgin, yüzmeyi bilir misiniz?”

Bilgin;
– “Hayır bilmiyorum.” deyince,

Denizci;

-“Vah vah demiş. İşte şimdi ömrünüzün hepsi boşa gitti. Çünkü birazdan gemi su alıp batacak.” demiş.

Benzer Masallar

  • Hasta Aslan

    Hasta Aslan Masalı Hasta bir aslan, ömrünün son günlerine yaklaşmıştı. Mağarasının girişinde, ağır bir hastalığın pençesinde, nefes almakta zorlanarak yatıyordu. Bir zamanlar ormanların korkulan hükümdarı olan aslan, artık yerinden kıpırdayamayacak kadar güçsüz düşmüştü. Ormanın dört bir yanından hayvanlar onun etrafında toplanmıştı. Sessizce bekliyorlar, yıllardır içlerinde biriken korku ve kızgınlığın ağırlığını taşıyorlardı. Aslanın artık karşı koyamayacağını…

  • Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi

    Kırmızı Başlıklı Kızın Hikayesi Bir zamanlar, kırmızı başlıklı adında küçük bir kız varmış. Annesi ona üzerinde kırmızı başlığı olan bir pelerin almış. Kız bu pelerini çok seviyormuş ve nereye gitse onu giyiyormuş. Bu nedenle de herkes ona Kırmızı Başlıklı Kız diyormuş. Bir gün “Kırmızı Başlıklı Kız!” diye seslenmiş kızın annesi. “Büyükannen hâlâ hasta. Hadi giyin de,…

  • Borç Korkusu

    Karagöz ve Hacivat: Borç Korkusu HACİVAT – (Hacivat dükkânın önünde otururken Karagöz geçmektedir. Seslenir) Karagöz, Karagöz!… KARAGÖZ – ……………. HACİVAT – (Söylenir.) Allah Allah? Başına kötü bir şey mi geldi acaba, dalgın dalgın geçiyor? (Seslenir.) Karagöz, Karagöz!… KARAGÖZ – Merhaba Hacı Cavcav, sen burada mısın? HACİVAT – Canım nerede olacağım ya? Burası benim dükkanım değil…

  • Avcı ile Güvercinler

    Avcı ile Güvercinler Masalı Bir zamanlar uzak bir ülkede, yemyeşil bir vadide, kocaman bir meşe ağacı yükseliyormuş. Ağacın dalları gökyüzüne doğru uzanıyor, yapraklarıysa güneşte parlıyormuş. Bir gün bir avcı, bu ağacın yanından geçmiş ve içinden şöyle düşünmüş: “Bu ağaç tam bana göre. Dalları yüksekte, kocaman ve yaprakları çok geniş. Bu ağacı gören kuşlar, mutlaka gelip…

  • Ay Çeşmesi

    Ay Çeşmesi Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bin bir çeşit canlının ve rengin yaşadığı büyük bir orman varmış. Gel zaman, git zaman bu büyük ormanda kuraklık baş göstermiş. Hayvanlar susuz kalmış, ölümle burun buruna gelmişler. Ormandaki bütün dereler kurumuş, kuyuların suyu bitmiş, bitkiler sararıp solmuş. Susuz kalan hayvanlar güçsüz…

  • Fitneci Aslan

    Fitneci Aslan Masalı Ormanların birinde fitneci bir aslan yaşarmış. Fitneci aslan ormanda aç aç gezerken çayırdaki üç ineği gözüne kestirmiş: Kestirmiş ya, üçünden korkmuş. “Ben birini parçalarken öbür ikisi bir olur, hakkımdan gelirler sonra.” diye düşünmüş. “En iyisi,” demiş, “Bunları ben birbirlerinden ayırayım, teker teker paralayayım. Daha kolay olur benim için.” diye düşünmüş. Öyle de…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir