Zürafa ile Tırtıl

zürafa ile tırtıl
Zürafa İle Tırtıl Masalı

Günlerden bir gün, uzun bir çına ağacın altında, uzun boynunu uzatarak dallardaki yaprakları yiyen zürafanın gözüne bir tırtıl ilişmişti ki, ağacın koca gövdesinde ağır ağır ilerliyordu.

Zürafa dayanamayıp seslendi:

– Üzüldüm halinize bay tırtıl, bunca zahmetle sürünerek bir yaprak yiyebilmek niyetiyle geçeceksin koca ağacın gövdesini.. Doğrusu acıdım size. İyi ki benim uzun boynum var; İstediğim yapraksa, anında uzanıyorum.

Bay tırtıl cevap verdi:

– Benim için üzülmeyiniz efendim, başımın çaresine bakabilirim. Az bir zaman sonra zürafa başını kaldırdığında, ağacın en tepesindeki tırtılı gördü. Kendisinin dahi ulaşamayacağı dallardaki taze yaprakları afiyetçe yiyordu. Tırtıl günlerce de oradan ayrılmayacaktı.

Zürafa anlamıştı hatasını. Vardır her canlının kendine göre yeteneği;

O yüzden kimseyi küçümsememeli.

Benzer Masallar

  • Karagöz ve Hacivat: Çocuk Sayfası

    Çocuk Sayfası Konuşması HACİVAT – (Gelir ve söyler.) Gördün mü başıma geleni! Kararlaştırdığımız saat geldi ama Karagöz’üm meydanda yok! (Sevinçle) Aman, işte geliyor! (Seslenir.) Karagöz’üm çabuk ol! KARAGÖZ – Bağırıp-durma, ben çabuk olamam! HACİVAT – Çubuk değil… Gelmeyeceksin diye korktum KARAGÖZ – Korktunsa git yıkan da gel! HACİVAT – Öyle değil efendim! Sözlerimi yine yanlış…

  • Altın Yumurtlayan Tavuk

    Altın Yumurtlayan Tavuk Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zamanlarda bir vakit şirin bir köyde yoksul bir köylü çiftçi yaşarmış. Bu çiftçi tavukları çok severmiş, her gün tavukları beslermiş ama bir tavuğu varmış ki çok özelmiş. Özelliği ise altın yumurtluyor olmasıymış, çiftçi her gün altından olan yumurtayı şehre götürüp kuyumcuda bozdururmuş. Bu böyle giderken yoksul…

  • Sinağrit Baba Hikayesi

    Sinağrit Baba Hikayesi Sait Faik Abasıyanık’tan güzel bir hikayeyi sizlerle paylaşacağım, hikayenin dili biraz ağır olduğundan 8 yaşından küçük çocuklara okutmamanız tavsiye edilir. Keyifli okumalar.. Cehennem nişanında beş sandaldık. Güzel bir ocak akşamı. Hava lodos. Denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. Çok kaynamış ıhlamur rengindeki yayvan, geniş, ölü dalgalar. Sandallar ağır ağır sallanıyor, oltalar bekliyor, insanlar…

  • Aslan ile Muhafız

    Aslan ile Muhafız Masalı Bir zamanlar kral tarafından kötü muamele gören bir Muhafız varmış. Kralın ona yaptığı eziyete daha fazla dayanamayan muhafız saraydan kaçarak ormanda gizlenmiş. Muhafız ormanda sığınacak yer ararken, patisindeki diken nedeniyle yürümekte zorlanan bir aslana rastlamış. Muhafız, aslandan çok korkmasına rağmen cesaretini toplayıp aslanın pençesindeki dikeni çıkarmış. Aslan patilerindeki dikenden kurtulduğu için…

  • At ile Geyik

    At ile Geyik Masalı Bir zamanlar, yemyeşil bir vadide özgürce yaşayan güçlü ve güzel bir at varmış. Orman hayvanları arasında özgürlüğü ve bağımsızlığıyla tanınırmış. Yaşadığı çayır ona aitmiş, kimseyi oraya yaklaştırmaz, “Burası benim bölgem, kimse burada dolaşamaz!” dermiş. Bir gün, uzak diyarlardan bir geyik gelip onun çayırında otlamaya başlamış. At, bu durumu görünce çok sinirlenmiş…

  • Birbirine Karışan Ayaklar Nasrettin Hoca

    Birbirine Karışan Ayaklar Fıkrası Günlerden bir gün, köyün çocukları dere boyuna dizilmiş, ayaklarını suyun içine koymuş öylece oturuyorlardı, ağaç dallarının ucundaki çengelli iğneyle sözüm ona balık avlamaya çalışıyorlardı. Amaç oyun oynamak, serinlemek işte… Çok geçmeden, tarlada saban yapmadan yorulan Nasrettin Hoca serinlemek için derenin kenarına gelmiş. Hoca’yı gören çocuklar hemen bir muziplik düşünmüşler, başlamışlar bağırıp,…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir