• Atatürk’ün Hayatı

    Mustafa Kemal Atatürk’ün Hayatı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1881 yılında Selanik`te Kocakasım Mahallesi, Islahhane Caddesi`ndeki üç katlı pembe evde doğdu. Babası bir gümrük memuru olan Ali Rıza Efendi, annesi Zübeyde Hanım`dır. Baba tarafından dedesi Hafız Ahmet Efendi XIV-XV. yüzyıllarda Konya ve Aydın`dan Makedonya`ya yerleştirilmiş Kocacık Yörüklerindendir. Annesi Zübeyde Hanım ise Selânik yakınlarındaki Langaza kasabasına yerleşmiş…

  • Aptal Eşek

    Aptal Eşek Masalı Bir zamanlar, bir adam, eşeğine bindirdiği tuz torbalarını her gün pazara götürüp satardı. Bir gün yolda bir dereyi geçmek üzereyken, eşeğin ayağı kaydı ve aniden dereye yuvarlandı. Tuz torbaları suya battı ve tuzlar suda çözündü. Eşek ayağı kalktığında oldukça mutluydu çünkü torbaların hepsi boşalmış yükü hafiflemişti. Sonraki gün yine aynı dereye geldiklerinde…

  • Kibirli Gül ile Kaktüs

    Gül ile Kaktüs Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, masal masal içinde… bir zamanlar çok uzaklarda bir çölde, güzelliğiyle gurur duyan bir gül varmış. Tek şikayeti çirkin bir kaktüsün onun komşusu olmasıymış. Gül her zamanki gibi sabahın ilk ışıklarında ışıl ışıl açıyor, bakışlarıyla kaktüsle alay ediyordu. Diğer bitkiler gülün bu alaycı tavrına bir…

  • Fil ve Karıncalar

    Fil ve Karıncalar Masalı Bir zamanlar yemyeşil bir ormanda karıncalar gölün kenarında yuva yapmıştı. Kocaman bir fil, eğlence olsun diye gelip karıncalara karşı zorbalık yapardı, karıncaların yuvasına gider ve karıncaların yuvasına hortumuyla su püskürtürdü. Karıncalar bu durumdan çok rahatsız oluyordu çünkü her gün yuvaları su doluyor, o suyu dışarı atmak için çok çaba harcıyorlardı. Fil…

  • Sinekler ile Bal Kavanozu

    Sinekler ile Bal Kavanozu Masalı Yaşlı kadın akşam eve gelecek olan torununa yemek hazırlıyormuş. O sırada masanın üstünde duran bir bal kavanozunu devirip kırmış. Bal çok keskin ve güzel kokuyormuş. Kokuyu alan sinekler, bal kavanozuna üşüşmüşler hemen. Balı yemeye başlamışlar. Yedikçe yemişler, yedikçe yemişler, balın tek damlasını bırakmamışlar. Ama ayakları yapıştığı için uçup gidememişler. “Ne…

  • Susamış Karga

    Susamış Karga Masalı Sıcak bir yaz günüydü. Karga, çok susamıştı. Su bulmak için havalandı, evlerin, tarlaların ve ağaçların üzerinden uçtu ama su bulamadı. Uzun bir süre sonra bir çiftliğe vardı. Nihayet çiftlikteki ağaçlardan birinin altında bir sürahi su gördü. Karga, sıcak yaz gününde su bulabildiği için çok mutlu oldu, hemen kanatlarını çırpıp ağaca doğru süzüldü…

  • Şişman Tavuk

    Şişman Tavuk Masalı Bir zamanlar çiftçinin birinin bir şişman tavuğu varmış. Tavuk her sabah bir yumurta yumurtlarmış. Çiftçi, her gün aralıksız yumurtlayan bu tavuğunu iyi besliyormuş. Çiftçinin diğer tavukları da yumurtlarmış ama hiçbirisi şişman tavuğun yumurtası gibi iri olmuyormuş. Pazardaki müşterileri iri yumurtadan daha fazla yok mu diye talep ediyorlarmış. Çiftçi bir gün, “Eğer şişman…

  • Tavşan ve Arkadaşları

    Tavşan ve Arkadaşları Masalı Uzaklarda bir ormanda bir tavşan ve arkadaşları mutlu mesut yaşıyorlardı. Günlerden bir gün, avcılar köpeklerini alıp ormana geldiler. Gittikçe yaklaşan köpek sesleri tavşanı ürkütmeye başladı. Tavşan korkudan ne yapacağını şaşırmış halde ormanda sağa sola koşmaya, arkadaşlarından yardım istemeye başladı. Atın yanına gitti; “Lütfen bana yardım eder misin? Beni sırtına alıp koşarsan…

  • Kaplumbağa ve Evi

    Kaplumbağa ve Evi Masalı Bir zamanlar bir nehir birçok deniz canlısı ile doluydu. Bütün canlılar mutlu mesut yaşıyorlardı. Bazen nehir kurur, bazen de nehir suyla dolardı. Artık deniz canlıları ne zaman kuraklık, ne zaman yağış olacağını içgüdüleriyle biliyorlardı. Bir gün, kuraklık zamanı geldi. Böylece deniz canlıları nehri terk ederek suyun bol olduğu daha yeşil meralara…

  • Fare ve Fil Hikayesi

    Fare ve Fil Hikayesi Bir fil ormanda boylu boyunca uzanmış, yüksek sesle horlayarak uyuyordu. Filin yemek dolu karnı horlarken bir aşağı bir yukarı gidiyordu. Filin horlama sesini duyan fare yuvasından çıkıp sesin olduğu tarafa gitti, filin horlarken sallanan karnı farenin hoşuna gitti. Usulca çıkıp filin karnının üzerine oturdu, salıncak gibi bir o yana bir bu…