O Konuşursa, Bu da Düşünür Fıkrası

nasrettin hoca fıkraları

Nasrettin Hoca’nın komik fıkralarından O Konuşursa, Bu da Düşünür Fıkrası. Nasrettin Hoca’nın güldürürken düşündüren fıkralarından harika bir örnek.

Günlerden bir gün pazarda bir papağanın 100 altına satıldığını gören Hoca Nasrettin, evinden bir hindi getirip, 200 altın ister. Herkes Hoca’ya şöyle der;

— Hocam, hindi hiç 200 altın olur mu?

— Az önce bunun yarısı kadar kuş, 100 altına satıldı, bu neden 200 altın etmesin.

— O; marifeti olan, nadir bir kuş. Senin benim gibi konuşur.

— O da marifet mi; o kuş konuşursa, bu da düşünür” cevabını vererek, düşünmenin ve az konuşmanın önemini dile getirir.

Benzer Masallar

  • Sağır Köylülerin Hikayesi

    Sağır Köylüler Masalı Bir zamanlar, uzak diyarlarda, kıvrım kıvrım uzanan dağlar arasında saklı şirin bir köy varmış. Bu köyde yaşayan herkes sağırmış. Bu yüzden de bu köye sağırlar köyü derlermiş. Tarlada, bahçede her işlerini kendileri yaparlarmış, birbirlerinin söylediklerini duyamadıkları için birbirleriyle anlaşamazlarmış. Günlerden bir gün, bu köyde yaşayan bir köylünün keçileri kaybolmuş. Keçilerin peşinde dolaşırken,…

  • Parmak Çocuk

    Yeni masalımızın adı; Parmak Çocuk Masalı Uzak ülkelerin birinde, bir kulübede yaşayan çok yoksul bir karı koca yaşıyormuş. Yoksallarmış ama hiç de yoksulluklarından şikayetçi değillermiş, onları üzüldüğü tek şey bir çocukları olmamasıymış. Bir çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Bunun için hekimlere gitmişler, büyücülere gitmişler.. Bir büyücü onlara yetiştirmeleri için sihirli bir tohum vermiş. Tohumu ekip…

  • Rapunzel

    Rapunzel Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde uzak bir ülkede bir kadınla kocasının çocukları yokmuş. Bu aile çocuk sahibi olmayı çok mu çok istiyorlarmış. Aradan bir zaman geçmiş, bir gün kadın bir bebek bebeğinin olacağını fark etmiş. Sevinçle kocasına müjdeyi vermiş, ikisi de çok mutlu olmuşlar. Günlerden bir gün kadın,…

  • Kibritçi Kız

    Kibritçi Kız Masalı Bir zamanlar, ülkenin birinde korkunç bir soğuk vardı; kar yağıyordu ve akşam karanlığı bastırmak üzereydi. Yılın son gecesiydi, yani yılbaşı gecesi. Bu soğukta, bu karanlıkta, küçük bir kız çocuğu, başı açık halde ve yalın ayak yürüyordu sokakta. Aslında evden çıkarken ayaklarına terlik giymişti ama bunlar bir işe yaramamıştı! Ayağına çok büyük geliyorlardı,…

  • Güllü Köy

    Güllü Köy Masalı Bir varmış, bir yokmuş… Böyle başlar bütün masallar, Biz de böyle başlayalım. Kimi zaman övgüler dizerek iyi kalplilere, Kimi zaman da kötüleri acımasızca taşlayalım. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, Nice bülbüller öter, kırmızı güller içinde. Ben diyeyim eski zamanlarda, Siz deyin yeni zamanlarda. Gülleriyle ünlü güzel mi güzel bir köy varmış….

  • Gümüş Gözlü Dev

    Gümüş Gözlü Dev Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Develer tellal iken, pireler Berber iken, Ben annemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, uçsuz bucaksız Kafdağı’nda Gümüş Gözlü bir dev yaşarmış. Gümüş Gözlü Dev, diğer devler gibi hain ve acımasız değilmiş. Aksine altın gibi bir kalbi varmış. Herkese iyilik düşünür, herkesin yardımına koşarmış. Ülke hükümdarı olan Sarı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir