Aslan Olmak İsteyen Eşek

Aslan Olmak İsteyen Eşek
Aslan Olmak İsteyen Eşek Masalı

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde sahibi ile birlikte yaşayan bir eşek varmış. Bu eşeğin diğer eşeklerden en büyük farklı, en büyük isteği imiş. Diğer eşeklerin hayali, daha az yük taşımak, daha fazla yiyecek yemek iken, bu eşeğin hayali bir gün aslan olmakmış.

Sahibi bu eşeği Karakaçan diye çağırırmış. Hem çok tembel hem de çok hayalci olan bu eşek, bütün gün gezer, yatar, uyur ve hayal kurarmış.

Kurduğu tüm hayallerde, ormanlar kralı bir aslan olduğunu düşünen Karakaçan, hayallerinde bütün hayvanlara krallık edermiş. Sahibi ise bu kadar tembel olmasına karşın onu seviyormuş. Ancak tembelliğine ve hayalciliğine bir çare bulmayı istiyormuş.

Bir gün sahibi Karakaçan’a bir aslan postu getirmiş. Karakaçan bu postu görünce sevinçten havalara uçmuş. Hemen aslan postunun içine girmiş, ‘Nihayet eşeklik etmekten kurtuldum.’ demiş. Şimdi istediğim gibi ormana gidip, aslan gibi yaşayabilirim, diye düşünmüş.

Doğruca ormanın yolunu tutan Karakaçan, az gitmiş uz gitmiş, dere tepe düz gitmiş. Orman sandığından daha da uzakmış. En sonunda yorulup, bir ağacın altında uyuyakalmış. Sabaha dek uyumuş.

Sabah olunca Karakaçan uyanmış. Bir de ne görsün. Ormandaki bütün hayvanlar onun başına toplanmış. Bu işe çok sevinen Karakaçan, en sert sesiyle, ‘Ben ormanlar kralı aslanım’ demiş. ‘Hemen kralınıza selam verin’ diye de eklemiş.

Ormandaki hayvanlar, onun aslan olmadığını, aslan postu giymiş bir eşek olduğunu hemen anlamış. Bunun üzerine tilki hemen atlamış: ‘Madem aslansın, aslan gibi kükre bakalım’ demiş. Eşek başlamış ‘aii aii’ demeye. O kadar komik bir ses çıkarmış ki, bütün hayvanlar gülmeye başlamış.

Bu sırada, ormandaki hayvanların arasında durumu izleyen kurt, eşeğin davranışlarına çok sinirlenmiş. Kurdun, kendi olmayı bilmeyen hayvanlara tahammülü yokmuş. Aklı başına gelsin diye eşeği kovalamaya başlamış. Kurttan kaçmak için eşek öyle hızlı koşmuş, öyle hızlı koşmuş ki, göz açıp kapayıncaya kadar sahibinin yanına gelmiş.

Yaşadıklarından ders alan eşek, aslanlığın kendisine göre olmadığını anlamış ve eşek olmaktan mutlu olmayı öğrenmiş. O günden sonra, sahibinin verdiği bütün işleri mutlulukla yapmış ve elindekiyle yetinmenin en güzel duygu olduğunun farkına varmış.

Benzer Masallar

  • Tilki ile Geyik

    Tilki ile Geyik Masalı – Günlerden bir gün bir tilki, ormanda dolaşırken bir kuyunun içine düşmüş. Ne yapmışsa buradan çıkmayı başaramamış. Tilki, kuyunun içinde çaresizce kurtarılmayı beklerken, o esnada bir geyik, su içmek için kuyunun başına gelmiş. Tilkiyi kuyunun içinde çaresiz bir şekilde gören geyik, Tilki kardeş, kuyunun içinde ne işin var? Orada yalnız başına…

  • Habib Baba ve Sultan Murat

    Habib Baba ve Sultan Murat Hikayesi Habib Baba, Osmanlı Devletinin Sultanlarından 4.Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir. Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğunun sonunda İstanbul´a gelmiştir. Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider. Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak. Bedenini…

  • Güzel ve Çirkin

    Güzel ve Çirkin Masalı Bir varmış, bir yokmuş. Eski zamanlarda zengin bir tüccar varmış. Üç kızı olan bu tüccarın kızlarının ikisi son derece bencilmiş. Ama üçüncüsü, yani adı Güzel olanı hem iyi kalpli hem de sevgi doluymuş. Bir gün tüccar, gemilerinin şiddetli bir fırtınada battığı haberini almış. Zavallı adam varını yoğunu kaybetmiş, geriye bir tek…

  • Uyuyan Aslanla Kabadayı Sıçan

    Uyuyan Aslanla Kabadayı Sıçan Masalı Aslan yan gelmiş yatmış, hor hor uykuya dalmış. Sıçanın biri deliğinden çıkmış. Başlamış aslanın üzerinde oynayıp cirit atmaya. Aslan uyanmış, tedirgin tedirgin bakınmış; -Ne oluyor üstümde diye aranıyorken kapı önünden geçen bir tilki aslanın bu durumunu görünce, hemen taşı deliğine koymuş, aslanı alaya almış: “Ne o aslan kardeş, sen de…

  • Meşe ile Saz

    Meşe ile Saz Masalı Kocaman bir meşe ağacıyla incecik gülden narin bir saz birbirlerine komşuymuş. Meşe, saza tepeden bakarak şöyle demiş: “bir kendime, bir sana bakıyorum da acıyorum sana ne kadar ince ne kadar narin canlılarsınız böyle. En küçük rüzgâr da hemen beliniz bükülür. En küçük su dalgası anında ürpertir. Zavallılar.” Saz içini çekerek, “haklısın”…

  • Kedi, Gelincik Ve Yavru Tavşan

    Kedi, Gelincik Ve Yavru Tavşan Masalı Gördüğünüz bu saray evvelce tavşanındı. Bir sabah uyandı bayan gelincik zaptetti sarayı hemencecik. Vay akıllı, vay! Ev sahibi evde olmadığından kolay oldu bu iş çok kolay. O gün şafakla çıkıp gitmişti tavşan. Kırlar kekik kokuyordu, mis gibi kekik. Bizimki yiyip içip mahzenine döndüğü zaman gelincik pencereye dayamıştı burnunu. Tavşan…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir